BEKLENTİ / EXPECTATION
2026 / 100 ’ / Renkli Color / Türkiye Turkey
Yönetmen/Director:
Ali Özel
Senaryo/Screenplay: Ali Özel
Müzik / Music : Uğur Ateş
Görüntü Yönetmeni/Cinematography: Mikail Çifci
Sanat Yönetmeni / Art director : Ahmet Yesevi Özel
Kurgu / Editing : Mahmut Aran, Ali Özel
Oyuncular /Cast : Ozan Dağara, Hakan Salınmış, Berk Öztürk,
Duygu Şen, İsmail Küpeli, Nihal Koldaş, Süleyman Karaahmet, Mehmet Serdar
Şafak, Enver Özel, Fatih Dinçer
Yapımcı / Producer : Ali Özel
Yapım / Production:
ReCinema
Özet/ Summary
Anadolu’nun ücra bir köyünde, bir kadın doktorun ölü bedeni
köylüler arasında derin bir merak uyandırır. Sosyal baskı nedeniyle gördüğü
tedaviyi itiraf edemeyen çoban, olayın baş şüphelisi haline gelmiştir. Bu
sırada, tesadüfen huzur bulmak için köye gelen avukat için burası yavaş yavaş
gerçekleri manipüle eden beklentilerin karanlığına dönüşür. Belki de kimsenin
bakmaya cesaret edemediği bir yerde gizlenen gerçek budur.
In a remote village of Anatolia, the dead body of a female
doctor creates a deep curiosity among the villagers. The shepherd who didn’t
confess his treatment because of his social fear, becomes the main suspect of
the incident. Meanwhile for the lawyer the village he visited coincidentally to
find peace gradually turns into darkness of expectations which are manipulating
the truth or maybe it’s the truth hiding somewhere closer no one dares to look.
Yönetmen / Director
1980 yılında Konya’da doğdu. Sinema ve televizyon sektöründe
uzun yıllar görüntü yönetmeni olarak çalıştı. 2008 yılında uluslararası birçok
festivalde yarışıp çeşitli ödüller kazanan Mommo -Kız Kardeşim filminin
yapımında yer aldı ve görüntü yönetmenliğini üstlendi. 2016 yılında Sinema
Genel Müdürlüğü desteğiyle hayata geçen ilk uzun metraj filmi Bozkırın
senaristliğini, yapımcılığını ve yönetmenliğini üstlendi. Film; Antalya Altın
Portakal Film Festivali’nden En İyi Film, En İyi Yönetmen ve En İyi Senaryo dahil
birçok ödülle döndü. Ali Özel, çalışmalarına kurucusu olduğu ReCinema
bünyesinde devam etmektedir.
He was born in Konya in 1980. He worked for many years as a
cinematographer in the film and television industry. In 2008, he served as the
cinematographer and producer of the film Mommo: The Boogeyman, which competed
in numerous international festivals and won several awards. He wrote, produced,
and directed his debut feature, The Steppe, made with the support of the
General Directorate of Cinema in 2016. The film received multiple awards from
the Antalya Golden Orange Film Festival, including Best Film, Best Director,
and Best Screenplay. Ali Özel continues his work through ReCinema, his
production company.
BİR ARADA YALNIZ / LIFELIKE
2025 / 115’ / Renkli
Color / Türkiye Turkey Yunanistan
Greece Romanya Romania
Yönetmen/Director:
Ali Vatansever
Senaryo/Screenplay: Ali Vatansever
Müzik / Music : Erdem Helvacıoğlu
Görüntü Yönetmeni/Cinematography: Konstantinos Koukoulios
Sanat Yönetmeni / Art director : Meral Efe Yurtseven, Yunus
Emre Yurtseven
Kurgu / Editing : Evren Luş, Feyza Kayıkçı (KUDU)
Oyuncular /Cast : Fatih Al, Esra Kızıldoğan, Onur Gözeten
Yapımcı / Producer : Selin Tezcan, Oya Özden Özdemir
Yapım / Production:
Terminal Film Yapım ve Görsel Medya Hiz.San.Tic.Ltd.Şti.
Özet/ Summary
Bursa’daki bir toplu konutun 20. katında, ölümün gölgesi bir
aileyi birbirinden koparmıştır. İleri evre hasta İzzet’in (19) tek sığınağı
sanal dünyadır. Oğlunu iyileştirme çabalarıyla sosyal medyada ünlenen anne
Reyhan, umudunu mucizevi bir ota bağlarken; ilkokul şoförü baba Abdi ise çareyi
bir hocanın kapısında arar. İzzet, sanal ortamda tanıştığı genç bir kızı evine
davet eder. Buluşma büyük bir hayal kırıklığıyla sonuçlanır. Aile içerisinde
gerilen ipler tamamen kopar. Abdi, kullandığı servis aracını oğluna manzaralı
bir odaya dönüştürür ve mucizevi otu bulma bahanesiyle İzzet’i son bir
yolculuğa çıkarır. Reyhan evde oluşan boşluğu komşularıyla doldurmaya
çalışırken, baba ile oğul çıktıkları yolculukta yıllardır kuramadıkları bağı
yavaş yavaş kurmaya başlar. Bu yakınlaşma, Abdi’yi umut ile kabulleniş arasında
zor bir seçim yapmaya iter.
19-year-old İzzet escapes the physical toll of his terminal
illness through the limitless world of VRChat. His parents cope in their own
isolated ways: his mother, Reyhan, channels her anxiety into her social media
persona as a “cancer-fighting mom,” obsessing over a legendary wild plant
rumored to be a cure, while his father, Abdi, a school bus driver, retreats
into religious devotion. When a disillusioning real-world encounter with a girl
from VR pushes İzzet to a breaking point, Abdi is forced to confront the depth
of his son’s despair. He transforms his everyday school bus into a rolling
sanctuary with a view, taking İzzet on a final road trip in search of the
miraculous plant. Left behind, Reyhan abandons her online facade and finds
unexpected solace among her neighbors. But on the road, the quiet intimacy
between father and son slowly transforms Abdi’s resignation into determination,
and the search for the plant begins to feel real.
Yönetmen / Director
Ali Vatansever, önce tasarım, ardından sinema eğitimi aldı.
Kurucularından olduğu Terminal Film bünyesinde, insan hikâyelerini derinlik ve
incelikle ele alan filmler geliştirip yönetiyor. İkinci uzun metrajı Saf, 2018
Toronto Uluslararası Film Festivali’nde prömiyerini yaptı. Kısmi olarak sanal
gerçeklikte çektiği üçüncü filmi Bir Arada Yalnız ise Tallinn Film
Festivali’nden en iyi yönetmen ödülüyle döndü.
Film çalışmalarının yanı sıra TimeLooper’da yaratıcı
yönetmen olarak, hikâye anlatımını genişletilmiş gerçeklik (XR)
teknolojileriyle buluşturan yeni nesil deneyimler tasarlıyor. Koç
Üniversitesi’nde Film Yapımı ve XR dersleri veriyor; m2 Film Lab ve KARMA XR
Lab bünyesinde ise kariyerinin erken aşamasındaki sinemacı ve sanatçılara
mentorluk yapıyor.
Ali Vatansever, first studied design, then film production.
As a co-founder of Terminal Film, he develops and directs films that approach
human stories with depth and subtlety. His second feature film, Saf, premiered
at the 2018 Toronto International Film Festival. His third feature LifeLike won
Best Director award at Tallinn Black Nights Film Festival.
In addition to his film work, Ali serves as a Creative Lead
for extended reality (XR) projects, designing next-generation experiences that
merge storytelling with immersive technologies. He also teaches Film Production
and XR at Koç University and mentors early-career filmmakers and XR artists
through m2 Film Lab and KARMA XR Lab.

CANAVAR / MONSTER
2026 / 75’ / Renkli Color / Türkiye Turkey
Yönetmen/Director:
Tunç Şahin
Senaryo/Screenplay: Tunç Şahin
Müzik / Music : Safa Hendem
Görüntü Yönetmeni/Cinematography: Zeynep Seçil
Sanat Yönetmeni / Art director : Aslı Dadak, Barış Yıkılmaz
Kurgu / Editing : Doruk Kaya
Oyuncular /Cast : Tülin Özen, Gülçin Kültür Şahin, Hakan
Emre Ünal
Yapımcı / Producer : Ersan Çongar, Cihan Aslı Filiz
Yapım / Production:
Yeni Bir Film
Özet/ Summary
Bir imza günü için küçük bir Anadolu şehrine gelmiş olan
roman yazarı Kemal Sönmez, yıllardır görüşmediği kuzenleri Aslı ve Derya’yı
ziyaret eder. Kız kardeşler bu habersiz ziyarete hazırlıksız yakalanır. İki kız
kardeş, Kemal’in de önerisiyle tarifini unuttukları ve yıllardır yemedikleri
aile yemekleri “Kapama”yı yapmaya karar verir. Yapması hatırladıklarından
kolay, yemesi ise tahmin ettiklerinden zor olan yemek hazırlanırken, Kemal’in
ziyaretinin altındaki gerçek sebep ortaya çıkar.
Novelist Kemal Sönmez, who has come to a small Anatolian
town for a book signing, pays an unexpected visit to his cousins Aslı and
Derya, whom he has not seen in years. The sisters are caught completely off
guard by his unannounced arrival. At Kemal’s suggestion, they decide to cook
“Kapama,” a traditional family dish they have neither prepared nor eaten for
many years. As they struggle to recreate a recipe they barely remember, they
discover that cooking it is easier than expected, but eating it proves far more
difficult. While the meal is being prepared, the real reason behind Kemal’s
visit gradually comes to light.
Yönetmen / Director
1978’de doğan Tunç Şahin, Lisans eğitimini İstanbul Teknik
Üniversitesi, Elektrik Mühendisliği bölümünde tamamladı. Film yapımı ve senaryo yazarlığı ile ilgili
Avrupa’daki çeşitli programlara katıldı. 2002 yılında kurulan yapım ve dağıtım
şirketi BİR FİLM’in ortakları arasında yer alan Şahin, 2008 yılından bu yana
çeşitli kısa ve uzun metraj projelerde yapımcı ve yönetmen olarak yer aldı. İlk
uzun metrajlı filmi Karışık Kaset’i 2014 yılında çeken Şahin, 2017 yılında
BluTV için çekilen 7 adet orta metrajlı filmden oluşan 7YÜZ projesini
tasarımını yaptı ve çeşitli bölümlerinde senarist ve yönetmen olarak görev
aldı. 2020 yılında çektiği ikinci uzun metrajlı sinema filmi “İnsanlar İkiye
Ayrılır” ile Antalya Film Festivali’nde En İyi Senaryo dalında Altın Portakal
ödülüyle, ödüllendirildi. Amazon Prime Video için çektiği “39 Derecede Aşk”
filmi aynı anda tüm dünyada yayınlandı. Tunç Şahin 2010 yılından bu yana Kadir
Has Üniversitesi Radyo TV/Sinema bölümünde yarı zamanlı öğretim görevliliği
yapmaktadı
Born in 1978, Tunç Şahin completed his undergraduate studies
in Electrical Engineering at Istanbul Technical University. He participated in
various European programs focused on filmmaking and screenwriting. A partner at
BİR FİLM —a production and distribution company founded in 2002— Şahin has
worked as a producer and director on various short and feature projects since
2008. He directed his debut feature , Mixed Tape, in 2014. In 2017, he
developed Seven Faces, a project comprising seven medium-length films for
BluTV, serving as both screenwriter and director on several episodes. His
second feature , Two Types of People (2020), won the Golden Orange Award for
Best Screenplay at the Antalya Film Festival. His film Love at 39 Degrees,
produced for Amazon Prime Video, was released worldwide. Since 2010, Tunç Şahin
has been a part-time lecturer in the Radio, TV and Cinema Department at Kadir
Has University.
GÜNYÜZÜ / HEAR THE YELLOW
2026 / 106’ / Renkli
Color / Türkiye Turkey
Yönetmen/Director:
Banu Sıvacı
Senaryo/Screenplay: Banu Sıvacı
Müzik / Music : Canset Özge Can
Görüntü Yönetmeni/Cinematography: Yusuf Aslanyürek
Sanat Yönetmeni / Art director : Reyhan Acar
Kurgu / Editing : İsmet Araç
Oyuncular /Cast : Selva Erdener, Süleyman Kadim Kabaali,
Asena Hotamış, Okan Selvi, Doğukan Töngel, Dilşah Demir, Kerem Özdoğan, Feridun
Koç, Görkem Yeltan, Ali Özakar, Nesrin Yari, Orkun Huylu, Ömer Oduncu, Eren
Özyalçın, Ömer Faruk Çavuş, Ercan Özdal, Melik Aksan
Yapımcı / Producer : Banu Sıvacı, Yusuf Aslanyürek, Orkun
Huylu
Yapım / Production:
Anagraffilm , Anfilm , Aslanyürekfilm
Özet/ Summary
50 yaşında müzisyen bir kadın olan Suna, tahliye edilme
kararı alınan çocukluğunun köyüne geri döner. Suna’nın amacı, yıllar önce
kaybettiği kız kardeşinin ölümüne dair şüphelerini netleştirmektir. Sorumlu
tuttuğu tek kişi ise Bekir’dir. Ancak köye vardığında, kardeşinin ölümünden
şüphelendiği adamın zihninin demans hastalığı yüzünden ağır şekilde
bulanıklaştığını öğrenir.
Bekir’den bir yanıt alamayan Suna, bu süreçte Bekir’in tıpkı
kendisi gibi müzik yeteneği olan kızı Fidan’la tanışır. İkilinin ortak yeteneği
ve kurdukları yakınlık, Suna’yı beklenmedik bir durumun ortasına sürükler.
Suna, kendini bir an bile düşünmeden kardeşinin katilinin kızını korurken
bulur.
Üstelik bu koruma mücadelesi başkalarına değil, Suna’nın
kendi erkek kardeşine karşıdır. Erkek kardeşinin köydeki hesaplaşmaları
karşısında Suna; bir yanda geçmişin adaletsizliği, diğer yanda ise masum bir
genç kadının geleceği arasında sıkışır.
Suna, a 50-year-old female musician, returns to her
childhood village, which is under an evacuation order. Her goal is to clarify
her suspicions regarding the death of her sister, lost years ago. The only
person she holds responsible is Bekir. However, upon arriving in the village,
she learns that the man she suspects is suffering from advanced dementia, his
mind heavily clouded.
Unable to get answers from Bekir, Suna meets his daughter
Fidan, who possesses musical talent just like herself. Their shared talent and
growing bond pull Suna into an unexpected predicament. Suna finds herself
instinctively protecting the daughter of the man she believes killed her
sister.
Moreover, this protective stance is not against outsiders,
but against Suna’s own brother. Facing her brother’s vengeance and ambitions in
the village, Suna is caught between the injustice of the past and the future of
an innocent young woman. Hear The Yellow is a story of confrontation that
questions the boundaries of conscience, music, and family conflict in the
shadow of loss.
Yönetmen / Director
1987 yılında Adana’da doğdu. Çukurova Üniversitesi Güzel
Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nden mezun olduktan sonra sinema atölyelerine
katıldı. Sektöre kısa filmler çekerek adım atan Sıvacı, çeşitli film, reklam ve
televizyon dizisi setlerinde reji ve yardımcı yönetmenlik görevlerini üstlendi.
Yönetmenliğini
ve senaristliğini üstlendiği ilk uzun metrajlı sinema filmi “Güvercin” (2018),
dünya prömiyerini 68. Berlin Film Festivali’nin Generation bölümünde yaptı ve
pek çok uluslararası festivalden çok sayıda ödülle döndü.
Yazar
ve yönetmen kimliğiyle bağımsız Türk sinemasında öne çıkan Banu Sıvacı, ikinci
uzun metrajlı projesi olan “Günyüzü” (Hear The Yellow) filminin dünya
prömiyerini 76. Uluslararası Berlin Film Festivali’nin Forum bölümünde
gerçekleştirdi. Film, daha sonra 72. Taormina Film Festivali’nde Oscar ödüllü
Jane Campion başkanlığındaki jüriden En İyi Film ve En İyi Yönetmen dâhil olmak
üzere dört büyük ödülün sahibi oldu.
Born in 1987 in Adana, Banu Sıvacı graduated from Çukurova
University, Faculty of Fine Arts, Department of Painting, before attending film
workshops. Entering the industry by directing short films, she worked as a
assistant director and crew member on various film, commercial, and television
sets.
Her
debut feature film as writer and director, “The Pigeon” (2018), premiered
globally in the Generation section of the 68th Berlin International Film
Festival and won numerous awards at various international festivals
Standing
out in independent Turkish cinema as a writer-director, Sıvacı premiered her
second feature project, “Hear The Yellow” (Günyüzü), in the Forum section of
the 76th Berlin International Film Festival. The film later won four major
awards, including Best Film and Best Director, at the 72nd Taormina Film
Festival from the jury chaired by Academy Award-winner Jane Campion.
KARANLIKTA ISLIK ÇALANLAR / THOSE WHO WHISTLE AFTER DARK
2025 / 108’ / Renkli Color / Türkiye Turkey Bulgaristan
Bulgaria Almanya Germany
Yönetmen/Director:
Pınar Yorgancıoğlu
Senaryo/Screenplay: Pınar Yorgancıoğlu, Emre Gülcan
Müzik / Music : Alican Çamcı
Görüntü Yönetmeni/Cinematography: Jonas Raphael Schneider
Sanat Yönetmeni / Art director : Ceyda Yüceer
Kurgu / Editing : Ayris Alptekin, Barış Demirdelen, Pınar
Yorgancıoğlu
Oyuncular /Cast : Müfit Kayacan, Hülya Gülşen, İnci Sefa
Cingöz, Emrah Özdemir, Berkan Şal, İlda Özgürel, Altuğ Görgü, Nilgün Türksever,
Kartal Can Erimiş, Ayşenil Şamlıoğlu, Meral Çetinkaya
Yapımcı / Producer : Bekir Yusuf Açıksöz, Dilde Mahalli,
Önder Furkan Besli, Pınar Yorgancıoğlu, Zeynep Ekmekci
Yapım / Production:
İndibindi Fılm, İkinci Yeni, Rosa Film
Özet/ Summary
Bilgisayar oyunu bağımlısı işsiz bir yazar olan TOPRAK,
kendisini bekleyen umutsuz gelecekten kaçmak için yurt dışına gitme planları
yaparken, annesi SUZAN gençlik ideallerini kızı üzerinden gerçekleştirme
hırsındadır; Doğa Tarihi Müzesi’nden yeni emekli babası MELİH ise sivil hayata
beceriksizce uyum sağlamaya çalışmakta ve ruhunu dolduran tuhaf boşluğu
ailesinden saklamaktadır. Melih’e aniden çıkagelen doğaüstü bir ziyaretçi ile,
üçüne de terk edilmiş hayallerin ‘hayaletleri’ dadanır.
Toprak, an unemployed aspiring writer and video game addict,
longs to escape an increasingly bleak future in Turkey. Her mother, Suzan, is
determined to fulfill the dreams of her youth through her daughter. Meanwhile
her father, Melih, struggles to adapt to civilian life, concealing a growing
emptiness since his retirement. When a supernatural visitor suddenly appears to
Melih, all three are soon haunted by the “ghosts” of abandoned dreams and
alternate possibilities — literally.
Yönetmen / Director
Pınar Yorgancıoğlu, Columbia Üniversitesi’nde film
yönetmenliği alanında yüksek lisans derecesine sahiptir. Venice Biennale
College Cinema, Sarajevo Talents ve !f İstanbul X Sundance Institute
ortaklığında düzenlenen Senaryo Yazarlığı Atölyesi’nin mezunlarındandır. Kısa
filmi “Nebile Hanım’ın Solucandeliği” (2016) Varşova Film Festivali’nde
prömiyerini yapmış, !f ve İKSV’de ödüller kazanmıştır. Daha önceki kısa filmi
“Prayers at Dawn” (2014) ise Palm Springs ve Xining Film Festivalleri dâhil
olmak üzere dünya çapında gösterilmiştir. Kurgucu olarak Sundance ödüllü kısa
film “Green”, ve Kaş Film Festivali En İyi Kurgu Ödüllü “The Stormers”
filmlerinde çalışmış; ayrıca Andie MacDowell’ın başrolünde yer aldığı “Love
After Love” filminde yardımcı kurgucu olarak görev almıştır.
Pınar Yorgancıoğlu holds a master’s degree in film directing
from Columbia University. Her short film Mrs. Nebile’s Wormhole (2016), shot in
Germany with the support of the Baden-Württemberg Film Fund, premiered at the
Warsaw Film Festival and received awards at !f and Istanbul Film Festival. Her
previous short, Prayers at Dawn (2014), screened internationally, including at
Palm Springs International ShortFest, and was nominated for the Grand Prize at
Xining First International Film Festival. Together with Gregorio Mircea
Franchetti, she created the short web series The Art of Hospitality, later
acquired by Warner Music Group and Eko Studio. She is an alumna of Biennale
College Cinema, Sarajevo Talents, and the !f Istanbul Screenwriters Lab in
collaboration with the Sundance Institute. As an editor, her credits include
the Sundance-winning short Green and Esme Madra’s The Stormers, which won Best
Editing at Kaş Film Festival. She also worked as assistant editor on Love After
Love, starring Andie MacDowell and Chris O’Dowd.
MODA EVLİLİK / MARRIAGE A-LA-MODE
2026 / 81’ / Renkli
Color / Türkiye Turkey
Yönetmen/Director:
Miraç Atabey
Senaryo/Screenplay: Miraç Atabey, Emre Halisdemir
Müzik / Music : Miraç Atabey
Görüntü Yönetmeni/Cinematography: Miraç Atabey
Sanat Yönetmeni / Art director : Miraç Atabey
Kurgu / Editing : Miraç Atabey
Oyuncular /Cast : Emrah Gülşen, Ege Damatoğlu, Esra Ece
Kuleci, Mustafa Alptekin
Yapımcı / Producer : Miraç Atabey, Emre Halisdemir, Gökhan
Barış
Yapım / Production:
Micmuss Film
Özet/ Summary
Moda Evlilik seyircinin neye inanmayı seçtiğine bağlı olarak
bir film ya da bir anti-filmdir.
Adını, William Hogarth’ın para ve statü odaklı evlilikleri
hicveden altı parçalık resim serisinden alıyor. Tıpkı o seri gibi, bu film de yeni evli
bir çift olan Mert ve Ege’nin hayatına odaklanıyor; yaratıcı kimlikleri ve ilişkileri arasında
bocalayan, biri sinemacı, diğeri sosyal medya fenomeni olan bu çiftin hayatından altı anı,
kesintisiz sahneler ve doğal performanslar eşliğinde izleyiciye sunuyor.
Marriage A-la-Mode is a film, or an anti-film, depending on
what the audience chooses to believe. It takes its name from the six-piece painting
series by William Hogarth, which satirized marriages focused on money and status. Like that
series, this film also focuses on the life of a newlywed couple Mert and Ege, a filmmaker and
a social media influencer, struggling with their creative identities and their
relationship, in uninterrupted scenes with naturalistic performances.
Yönetmen / Director
Miraç Atabey (1989, Rize, Türkiye), Lizbon, Budapeşte ve
Brüksel’de düzenlenen DocNomads Belgesel Sinema Yüksek Lisans Programı’ndan mezun
olmuş bir yönetmen, senarist ve yapımcıdır. Rize’nin Pazar ilçesi merkezli film yapım ve
dağıtım şirketi Micmuss Film’in kurucusudur. Pilita (2012), Noğa (2014) ve Livadi (2018)
filmlerinden oluşan kısa film üçlemesinin son filmi prömiyerini Rotterdam Film
Festivali’nde yapmıştır. Boğaziçi Film Festivali’nde En İyi İlk Film Ödülü’nü kazanan ilk uzun
metrajlı filmi Zamanımızın Bir Kahramanı (2023), uzun oyunculuk performansları barındıran
ve kesintisiz sahnelerle karakterize edilen gözlemci görsel üslubunun ve etkileşimli
sinema dilinin rafine bir versiyonunu sergilemektedir. Yönetmen ayrıca, Saraybosna
Film Festivali kapsamındaki Talents Sarajevo 2017’nin ve San Sebastian Film Festivali
kapsamındaki WIP Europa 2021’in katılımcılarından biri olmuştur. Moda Evlilik (2026) onun
ikinci uzun metrajlı filmidir ve tamamen özkaynakla üretilen, endüstriden bağımsız ilk
projesidir.
Mirac Atabey (1989, Rize, Turkey) is a director,
screenwriter, and producer who graduated from the Doc Nomads Master’s Programme in documentary
filmmaking, held in Lisbon, Budapest, and Brussels. He is the founder of Micmuss Film
Entertainment, a film production and distribution company based in Pazar, Rize. His short
film trilogy, consisting of Stove (2012), Downtown (2014), and Yard (2018), has received
recognition on the film festival circuit, with the final installment premiering at the
Rotterdam Film Festival. His debut feature film, A Hero of Our Time (2023), showcases a refined
version of his observational visual style and interactive cinema language, characterized
by uninterrupted scenes with lengthy acting performances, which won the Best First Film
Award at the Bosphorus Film Festival. He was also a participant in Talents Sarajevo 2017
at the Sarajevo Film Festival and WIP Europa 2021 at the San Sebastian Film Festival. Marriage
A-la-Mode (2026) is his second feature film and his first entirely self-funded,
industry-free project.
MUTTER: BİR ANNENİN HATIRA DEFTERİ / MUTTER: THE DIARY OF A
MOTHER
2026 / 99’ / Renkli Color / Türkiye Turkey
Yönetmen/Director:
Alphan Eşeli
Senaryo/Screenplay: Alphan Eşeli
Müzik / Music : Tristan Bechet
Görüntü Yönetmeni/Cinematography: Özkan Karaköse
Sanat Grubu / Art Group: Saye Özçelik, Gülseren Cizdan,
Melike Yılmaz, Umut Kambak, Oğuz Yıldırım, Hüseyin Yalçın, Hasan Yalçın, Hasan
Kameray, Hüseyin Dolunay, Eren Dama, Yener Kaplan
Kurgu / Editing : Mesut Ulutaş
Oyuncular /Cast : Hazar Ergüçlü, Güven Kıraç, Erdeniz
Kurucan, Ulvi Kahyaoğlu, Cansu Fırıncı, Cem Baza, Bertan Dirikolu, Eylül Dursun
Yapımcı / Producer : Ali Ömer Atay, Alphan Eşeli
Yapım / Production:
Seventyfour Films
Özet/ Summary
MUTTER: Bir Annenin Hatıra Defteri” Karadeniz’de geçen bir
gerilim-dram filmi. Film, sıradışı bir doğum ile dünyaya getirdiği yaratığı
korumak için her şeyini feda etmeyi göze alan bir annenin yürek burkan ve bir o
kadar da gerilim dolu sürükleyici hikayesini anlatıyor. Esrarengiz
karakterleri, etkileyici pastoral manzaraları, gerçeküstü ve beklenmedik olay
örgüsüyle “MUTTER: Bir Annenin Hatıra Defteri”, anne ile çocuk arasında
koşulsuz sevgiyi anlatan modern bir Karadeniz korku masalı.
On the fog-drenched Black Sea coast, a woman gives birth to
a being that defies nature. As her body and mind begin to unravel, love becomes
both her devotion and her disease. MUTTER is an intimate fever dream of
motherhood, grief, and transformation — a modern folk parable where tenderness
and terror share the same frame.
Yönetmen / Director
Alphan Eşeli, uluslararası festivallerde ödüller kazanmış
yönetmen, senarist ve yapımcıdır. New York’ta sinema eğitimi aldıktan sonra
reklam filmleri, müzik videoları ve fotoğraf alanlarında çalışmış, ilk uzun
metraj filmi Eve Dönüş: Sarıkamış 1915 (2013) ile Montréal Dünya Film
Festivali’nde FIPRESCI En İyi İlk Film ve Golden Zenith En İyi İlk Uzun Metraj
ödüllerini kazanmış, BFI Londra Film Festivali’nin Sutherland Ödülü’ne aday
gösterilmiştir. Kısa filmi Little Bullets, Telluride Film Festivali’nde dünya
prömiyerini yapmış; ardından New York Film Festivali ve Palm Springs
Uluslararası Film Festivali’nde gösterilmiştir. Eşeli, ISTANBUL’74 ve İstanbul
Uluslararası Sanat ve Kültür Festivali’nin (IST. FESTIVAL) kurucu
ortaklarındandır. Son filmi MUTTER: The Diary of a Mother (2026), 25. Tribeca
Festivali’nde dünya prömiyerini yapmış ve Amerikan eleştirmenlerinden büyük
övgü almıştır.
Alphan Eşeli is an award-winning Turkish film director,
screenwriter, and producer After studying film making in New York, he began his
career directing commercials, music videos, and working as a hotographer. His
feature directorial debut, The Long Way Home (2013), won the FIPRESCI Award and
the Golden Zenith Award at the Montreal World Film Festival and was nominated
for the Sutherland Award at the BFI London Film Festival. His short film Little
Bullets premiered at the Telluride Film Festival and was subsequently selected
by the New York Film Festival and the Palm Springs
International Film Festival. Eşeli is the co-founder of
ISTANBUL’74 and the stanbul International Arts and Culture Festival (IST.
FESTIVAL). His latest feature, MUTTER: The Diary of a Mother (2026), premiered
at the 25th Tribeca Festival, where it received widespread critical acclaim
from American critics.
ÖLÜ KÖPEKLER ISIRMAZ / DEAD DOGS DON’T BITE
2026 / 103’ / Renkli
Color / Türkiye Turkey
Yönetmen/Director:
Nuri Cihan Özdoğan
Senaryo/Screenplay: Nuri Cihan Özdoğan
Müzik / Music : Oğuz Özdoğan
Görüntü Yönetmeni/Cinematography: Mustafa Yeşilova
Sanat Yönetmeni / Art director : Cansel Karacan, Kenan Çelik
Kurgu / Editing : Hakan Çelik
Oyuncular /Cast : Kemal Burak Alper, Burak Can Doğan, Gizem
Gülüş Koçoğlu, Ayşe Kaya, Özlem Buluttekin Özel, Ahmet Ağgün, Eser Ağçalı,
Cevher Hikmet Güzey, Mehmet Akif Özdemir, Engin Yüksel, Abdullah Koç, Özgür
Yiğenoğlu
Yapımcı / Producer : Kaan Özdoğan, Nuri Cihan Özdoğan
Yapım / Production:
Remz Film
Özet/ Summary
Yasa dışı atık ticaretinin en alt basamağında kendine yer
bulan İsmet ve çocukluk arkadaşı Dogo, bir gün kendi çöp imparatorluklarını
kurmanın hayalini kurar. Bu kirli sistemin içinde yükselmek uğruna kendilerine
verilen en pis görevleri yerine getirdikçe, yalnızca doğanın değil,
dostluklarının ve ruhlarının da giderek çürüdüğü karanlık bir dünyanın içine
sürüklenirler.
At the bottom of the illegal waste trafficking network,
İsmet and his childhood friend Dogo dream of one day building a garbage empire
of their own. But as they take on the dirtiest jobs to rise through this
corrupt system, they are drawn into a dark world where not only the land, but
also their friendship and their souls, gradually begin to decay.
Yönetmen / Director
Nuri Cihan Özdoğan, Türk yönetmen ve senarist. Makine
mühendisliği eğitiminin ardından sinema tutkusunun peşini bırakmadı. Kısa
filmleri uluslararası film festivallerinde önemli ödüller kazandı. Sirayet
(2017) kısa filmi, Cambridge Üniversitesi tarafından Yılın Filmi Ödülü’ne layık
görüldü. Kurucusu olduğu Remz Film bünyesinde bağımsız filmler üretmektedir.
İlk uzun metrajlı filmi Ölü Köpekler Isırmaz, dünya prömiyerini 2026 yılında
Rotterdam Film Festivali’nde gerçekleştirmiştir.
Nuri Cihan Ozdogan is a Turkish filmmaker. After studying
mechanical engineering, he decided to pursue a career in cinema. His short
films received prestigious awards at international film festivals, including
Sirayet (2017), named Film of the Year by the University of Cambridge. He makes
independent films under Remz Film, the production company he founded. His debut
feature film, Dead Dogs Don’t Bite, premiered at International Film Festival
Rotterdam 2026.
PATATES KIZARTMASI / FRENCH FRIES
2026 / 92’ / Renkli
Color / Türkiye Turkey
Yönetmen/Director:
Sinan Biçici
Senaryo/Screenplay: Sinan Biçici
Görüntü Yönetmeni/Cinematography: Vedat Dikmetaş
Sanat Yönetmeni / Art director : Özlem Dinler
Kurgu / Editing : Yakup Baysal
Oyuncular /Cast : Bülent Emrah Parlak, Serkan Genç, Elit
Andaç Çam, Serdal Genç, Aylin Gül Biçici, Umut Açabuğa, Tuncay Kaymaz
Yapımcı / Producer : Sinan Biçici ,Tarık Karakulak, Tuncay
Kaymaz
Yapım / Production:
Dreamers Production, UFP Medya , Kaymaz Film Prodüksiyon
Özet/ Summary
Bir televizyon dizisinin setinde yolları yıllar sonra
yeniden kesişen Akın ve Serdal, bir zamanlar aynı hayalleri kurmuş, birlikte
yoksul öğrencilik günleri geçirmiş iki eski dosttur. Kenan bugün şöhretli bir
oyuncu, Serdal ise tiyatrosu borç yüzünden kapanmanın eşiğine gelmiş bir
tiyatro yönetmeni ve oyuncusudur. Arkadaşının baskısıyla harçlık çıkarmak için
diyaloglu bir yardımcı oyuncu olarak sete gelmiştir. Yardımcı oyuncu olarak set
çalışanları tarafından önemsenmeyen hatta saygısızlığa uğrayan Serdal, başrol
oyuncusu Akın’ın yakın arkadaşı olduğu öğrenildiğinde bir star muamelesi
görmeye başlar.
Patates Kızartması, sinema sektörünün içinden bugünün
insanına bakan; başarı, vicdan ve ertelenmiş hayaller üzerine bir film. Basit
bir sorunun cevabını arar: İnsan değiştiği için mi hayallerinden vazgeçer,
yoksa hayallerinden vazgeçtiği için mi değişir?
Years after their paths last crossed, Akın and Serdal
reunite on the set of a television series. Once close friends who shared the
same dreams and struggled through their impoverished student years together,
their lives have since taken very different paths. Akın is now a famous actor,
while Serdal is a theatre director and actor whose theatre is on the verge of
closing due to mounting debts. At a friend’s insistence, he has come to the set
to earn some extra money by taking a small speaking role.
Initially ignored and even treated disrespectfully by the
crew because he is seen merely as a supporting actor, Serdal suddenly receives
star treatment when they discover that he is a close friend of leading actor
Akın.
French Fries looks at contemporary life from inside the film
industry—a story about success, conscience, and deferred dreams. At its heart
lies a simple question: Do we give up on our dreams because we change, or do we
change because we give up on our dreams?
Yönetmen / Director
1975 yılında doğan Sinan Biçici, ilk, orta lise öğrenimini
İstanbul’da tamamladı. Orta Doğu Teknik
Üniversitesi’nde Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünde lisans, Beykent
Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde Sinema ve Televizyon bölümünde
yüksek lisans eğitimi aldı. Profesyonel iş hayatına gazetecilikle başladı.
Milliyet Gazetesi’nde televizyon ve sinema eleştirilerini içeren köşe yazarlığı
yaptı.
Gazeteciliğin ardından başladığı film sektöründe, senaryo
yazarı, yönetmen ve yapımcı olarak çalışmaya devam etmektedir. Senaryo, hikaye anlatıcılığı ve proje tasarım
gibi konularda eğitim vermektedir. Senaryo Yazarları Derneği’nde (SENDER) genel
sekreterlik görevini üstlendi. Sinema Konseyi, Sinema Filmleri Değerlendirme ve
Sınıflandırma Kurulu, Televizyon ve Sinema Yapımcıları Meslek Birliği (TESİYAP)
üyeliği yaptı. Halen SINEBIR (Sinema Eseri Sahipleri Meslek Birliği) üyesidir.
Born in 1975, Sinan Biçici completed his primary and
secondary education in Istanbul. He received his bachelor’s degree in Political
Science and Public Administration from Middle East Technical University (METU)
and his master’s degree in Cinema and Television from the Institute of Social
Sciences at Beykent University. He began his professional career as a
journalist and worked as a columnist for Milliyet, writing reviews and
commentary on television and cinema. After leaving journalism, he moved into the
film industry, where he continues to work as a screenwriter, director, and
producer.He also teaches courses and workshops on screenwriting, storytelling,
and project development. Biçici served as Secretary General of the
Screenwriters’ Association (SENDER). He has also served as a member of the
Cinema Council, the Film Evaluation and Classification Board, and the
Television and Cinema Producers’ Professional Association (TESİYAP). He is
currently a member of SİNEBİR (Cinema Work Owners’ Professional Association).
VARLIK / THE WEALTH
2026 / 81’ / Renkli
Color / Türkiye Turkey
Yönetmen/Director:
Muzaffer Mehmet Çağlar
Senaryo/Screenplay: Muzaffer Mehmet Çağlar, Tahsin Yetkin
Görüntü Yönetmeni/Cinematography: Serkan Gülgüler
Sanat Yönetmeni / Art director : Çağla Çağlar
Kurgu / Editing : Muzaffer Mehmet Çağlar, Tahsin Yetkin
Oyuncular /Cast : Onur Berk Arslanoğlu, Fatih Topçuoğlu,
Bedir Bedir, Nilay Erdönmez, Nagihan Gürkan, Halit Tayfun Çorağan, Sabriye
Kara, Murat Sağlam
Yapımcı / Producer : Muzaffer Mehmet Çağlar
Yapım / Production:
Çağlar Film
Özet/ Summary
Anadolu’nun bir şehrinde yaşayan varlıklı ve saygın tüccar
Mehmet Bey, yaşamının son günlerini geçirmektedir. Sağlık durumu ağırlaştıkça
aile üyeleri ve yakın çevresi onun etrafında toplanmaya başlar. Evin sessiz
atmosferi içinde yıllardır bastırılmış gerilimler, söylenmemiş beklentiler ve
gizli hesaplar yavaş yavaş görünür hâle gelir. Varlık, sessizlikler, bakışlar
ve kırılgan ilişkiler üzerinden; mirasın, aile bağlarının ve ölüm gerçeğinin
insanlar üzerinde yarattığı duygusal ve ahlaki çatlakları gözlemleyen
minimalist bir anlatı kurar.
In an Anatolian city, Mr. Mehmet, a wealthy and respected
merchant, is approaching death. As his condition worsens, family members and
cquaintances begin gathering around him. Beneath the quiet atmosphere of the
house, long buried tensions, unspoken expectations, and hidden ambitions slowly
emerge.
Through silences, gestures, and fragile relationships, The
Wealth explores the emotional and moral fractures created by inheritance,
family ties, and the inevitability of death.
Yönetmen / Director
Muzaffer Mehmet Çağlar, İşletme Bölümü’nü bitirdi ve
ardından New York’a gitti. New York Film Academy Film-Making bölümünü bitirdi.
Çekimlerini New York’ta yaptığı “Beklentiler” isimli kısa filmi birçok
festivalde yer aldı. 2012’de Caglar Motion Pictures & Film şirketini kurdu.
2014-2017 yılları arasında Saraybosna Film Festivali CineLink programına
katılmış ve 2018 yılında “Kurban” adlı kısa film Fajr Film Festivali ana
yarışmada yer almış ve Talent Campus (Darol Fonoun) programına da yönetmen olarak
seçilerek başarısını uluslararası alanda kanıtlamıştır. Hikayesine 2021 yılında
başladığı ve T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Sinema Genel Müdürlüğü Destekleme
Kurulu’ndan destek aldığı “Varlık” isimli ilk uzun metrajlı filmin çekimlerini
bitirerek, çalışmalarına devam etmektedir. “Varlık”, Saraybosna Film Festivali
kapsamında CineLink Producers’ Lab programında yer almıştır.
Muzaffer Mehmet Çağlar graduated from the Department of
Business Administration and then went to New York to study cinema. He
successfully graduated from the New York Film Academy Film-Making department.
He worked as the first assistant director in the feature-length film “Winds”.
His short film “Expectations”, which he shot in New York, took part in many
festivals. He founded Caglar Motion Pictures in 2012. He continues to work on
the film by completing the script of his first feature film “Varlık (The Wealth)”,
whose story he started in 2020. “The Wealth” took part in the CineLink
Producers’ Lab program as part of the Sarajevo Film Festival.