- the 'Milli' Director of Turkish Cinema
- (b. 1937, Bolvadin, Afyonkarahisar, Türkiye -d.Türkiye)23 August 2009 İstanbul
Seventeen years have passed since the death of Yücel
Çakmaklı, the director, producer, and screenwriter who developed a national
language in Turkish cinema and pioneered the "national cinema"
movement.
Born in Afyonkarahisar in 1937, Çakmaklı graduated from Istanbul University's Institute of Journalism and began writing film articles for the Yeni İstanbul Newspaper. Starting his career as an assistant director at Erman Film Studios, he worked with names such as Osman Seden and Orhan Aksoy and contributed to nearly 50 films.
In the same year, Çakmaklı directed his first documentary film, "Kabe Yolları" (Roads to the Kaaba), and founded Elif Film company in 1969. Following his first feature film, "Birleşen Yollar" (United Paths), in 1970, he made films highlighting national and spiritual values, such as "Zehra," "Çile" (Suffering), and "Oğlum Osman" (My Son Osman). Yücel Çakmaklı defined this movement as "National Cinema" in an interview with Tohum magazine. Between 1975 and 1990, Çakmaklı continued his work within TRT (Turkish Radio and Television Corporation), becoming known for his 30-70 minute television films based on short stories. His films "Çok Sesli Bir Ölüm" (A Polyphonic Death) and "Çözülme" (Dissolution), adapted from the works of Rasim Özdenören, won awards at a television film competition in Prague. He also presented Necip Fazıl's "Bir Adam Yaratmak" (Creating a Man), previously adapted for the stage by Muhsin Ertuğrul, as a television series. His miniseries, "Kuruluş: Osmancık" (Establishment: Osmancık), created a great stir in Turkish cinema.
Çakmaklı, whose work focusing on Ottoman history attracted attention among the films produced by TRT, adapted Tarık Buğra's novel into a television series in 1987, which was watched with great interest alongside famous names from Yeşilçam (Turkish film industry). His 1989 film "Minyeli Abdullah" reached over 500,000 viewers, becoming one of the most watched productions of its time. Due to his valuable contributions to Turkish cinema, Çakmaklı was honored with the State Superior Service Medal by the Turkish Grand National Assembly on July 10, 2008, and in the same year, he received the Lifetime Achievement Award from the Ministry of Culture and Tourism for his 50 years of contributions to cinema.
With Elif Film, which he founded with Ali Osman Emirosmanoğlu in 1969, Çakmaklı brought an understanding to cinema that centered on national and spiritual values. By directing the film "Birleşen Yollar," adapted from Şule Yüksel Şenler's 1970 novel "Huzur Sokağı," Çakmaklı created one of the first important examples of this understanding in cinema. He solidified his place in film history with productions such as "Çile," "Zehra," "Diriliş," "Oğlum Osman," "Kızım Ayşe," and "Minyeli Abdullah."
Çakmaklı, who also made a name for himself with his work at TRT between 1975 and 1990, left his mark on the television world with his literary adaptations. He brought Necip Fazıl Kısakürek's "Creating a Man" and Tarık Buğra's "The Little Master" and "The Foundation" to the screen.
He particularly brought Ottoman history to television screens with the series "The Foundation: Osmancık," which aired in 1987. Nazif Tunç, President of the International Cinema Association and a director, speaking about Yücel Çakmaklı's influence on cinema, stated that Çakmaklı was one of the rare directors who could speak directly to his society through cinematic language. Tunç expressed that Çakmaklı displayed a courageous stance against the aspects of cinema that denied the realities and identity of the country. Describing the spirit of resistance that Çakmaklı brought to cinema, Tunç said that he reflected the nation's core characteristics, richness of faith, and wisdom in his films. Tunç emphasized that Çakmaklı's works, which created some of the greatest and most enduring productions in Turkish cinema and television history, are still valuable.
Director Mesut Uçakan stated that
Çakmaklı was the first to draw attention to national and religious values in cinema and that he took a
stance against the official ideology. Uçakan said that
as young people who followed in Çakmaklı's footsteps, they are trying to strengthen this movement. He
stated that the efforts to renew national cinema continued even after Çakmaklı's death, and that they brought national
cinema back to the forefront with the establishment of the International Cinema
Association. Uçakan said he believes that new generations, drawing strength
from the past, will come to the future with new rebellions.
Türk sinemasının 'milli' yönetmeni Yücel Çakmaklı
Türk sinemasında milli bir dil geliştiren ve "milli
sinema" akımına öncülük eden yönetmen, yapımcı ve senarist Yücel
Çakmaklı'nın vefatının üzerinden 17 yıl geçti.
Çakmaklı, 1969'da Ali Osman Emirosmanoğlu ile kurduğu Elif
Film'le, sinemada milli ve manevi değerleri merkeze alan bir anlayış
kazandırdı. Şule Yüksel Şenler'in 1970 tarihli "Huzur Sokağı"
romanından uyarladığı "Birleşen Yollar" filmini yöneterek, bu
anlayışın sinemada önemli ilk örneklerinden birine imza atan Çakmaklı,
"Çile", "Zehra", "Diriliş", "Oğlum
Osman", "Kızım Ayşe" ve "Minyeli Abdullah" gibi
yapımlarla sinema tarihindeki yerini sağlamlaştırdı.
1975-1990 yılları arasında TRT'deki çalışmalarıyla da
adından söz ettiren Çakmaklı, edebiyat uyarlamalarıyla televizyon dünyasında iz
bıraktı. Necip Fazıl Kısakürek'in "Bir Adam Yaratmak" ve Tarık
Buğra'nın "Küçük Ağa" ile "Kuruluş" eserlerini ekrana
taşıdı.
Özellikle 1987'de yayımlanan "Kuruluş: Osmancık"
dizisiyle Osmanlı tarihini televizyon ekranlarına getirdi. Yücel Çakmaklı'nın
sinemadaki etkisini anlatan Uluslararası Sinema Derneği Başkanı ve yönetmen
Nazif Tunç, Çakmaklı'nın sinema dilini toplumuyla doğrudan konuşabilen nadir
yönetmenlerden biri olduğunu belirtti. Tunç, Çakmaklı'nın, sinemanın memleket
gerçeklerini ve kimliğini yadsıyan yönüne karşı cesur bir duruş sergilediğini
ifade etti. Çakmaklı'nın sinemaya kattığı mücahit ruhunu anlatan Tunç, onun milletin
öz karakterlerini, inanç zenginliğini ve irfanını filmlerinde yansıttığını
söyledi. Tunç, Türk sinema ve televizyon tarihinin en büyük ve kalıcı
yapımlarına imza atan Çakmaklı'nın çalışmalarının hala değerli olduğunu
vurguladı.
Yönetmen Mesut Uçakan ise Çakmaklı'nın sinemada milli ve
dini değerlere ilk dikkat çeken isim olduğunu belirtti ve resmi ideolojiye
karşı bir duruş sergilediğini ifade etti. Uçakan, Çakmaklı'nın ardından gelen
gençler olarak, bu hareketi güçlendirmeye çalıştıklarını dile getirdi.
Çakmaklı'nın ölümünden sonra da milli sinemanın yenilenme çabalarının sürdüğünü
ifade eden Uçakan, Uluslararası Sinema Derneği'nin kurulmasıyla milli sinemayı
tekrar gündeme taşıdıklarını belirtti. Uçakan, geçmişten güç alan yeni
nesillerin yeni başkaldırılarla geleceğine inandığını söyledi.
1937'de
Afyonkarahisar'da doğan Çakmaklı, İstanbul Üniversitesi Gazetecilik
Enstitüsünden mezun olduktan sonra Yeni İstanbul Gazetesinde sinema yazıları
yazmaya başladı. Erman Film Stüdyoları'nda yardımcı yönetmen olarak başlayan
kariyerinde, Osman Seden ve Orhan Aksoy gibi isimlerle çalıştı ve 50'ye yakın
filme katkıda bulundu.
Çakmaklı, aynı yıl "Kabe Yolları" adlı ilk
belgesel filmini yönetti ve 1969'da Elif Film şirketini kurdu. 1970'de çektiği
ilk uzun metrajlı filmi "Birleşen Yollar"ın ardından,
"Zehra", "Çile" ve "Oğlum Osman" gibi milli ve
manevi değerleri öne çıkaran filmler yaptı. Yücel Çakmaklı, bu akımı Tohum
dergisine verdiği bir demeçte "Milli Sinema" olarak tanımladı.
1975-1990 yılları arasında TRT bünyesinde çalışmalarına devam eden Çakmaklı,
kısa hikayelerden oluşturduğu 30-70 dakikalık televizyon filmleriyle tanındı.
Rasim Özdenören'in eserlerinden uyarladığı "Çok Sesli
Bir Ölüm" ve "Çözülme" filmleri, Prag'daki televizyon filmi
yarışmasında ödül aldı. Daha önce Muhsin Ertuğrul'un sahneye uyarladığı Necip
Fazıl'ın "Bir Adam Yaratmak" eserini televizyon dizisi olarak
izleyicilere sundu. "Kuruluş: Osmancık" adlı mini dizisi, Türk
sinemasında büyük yankı uyandırdı.
Osmanlı tarihine odaklanan bu yapımıyla TRT tarafından
yapılan filmler içinde dikkati çeken Çakmaklı'nın, 1987'de Tarık Buğra'nın
romanından uyarladığı dizi, Yeşilçam'dan ünlü isimlerle birlikte ilgiyle
izlendi. 1989'da çektiği "Minyeli Abdullah" filmiyle 500 binden fazla
seyirciye ulaşarak dönemin en çok izlenen yapımlarından biri oldu.
Türk sinemasına kattığı değerli çalışmaları nedeniyle
Çakmaklı, 10 Temmuz 2008'de TBMM tarafından Devlet Üstün Hizmet Madalyası ile
onurlandırıldı ve aynı yıl Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından sinemadaki 50
yıllık katkılarına Emek Ödülü verildi.
Baypas ve kalp kapakçığı ameliyatının ardından yoğun bakıma
alınan Çakmaklı, 23 Ağustos 2009'da hayata gözlerini yumdu ve Zincirlikuyu
Mezarlığı'nda defnedildi.

No comments:
Post a Comment